Lateral epikondilit olarak tıbbi adlandırılan ve halk arasında 'tenisçi dirseği' olarak bilinen rahatsızlık, dirseğin dış kısmında hissedilen ağrı ve hassasiyet ile karakterize edilen yaygın bir sorundur. Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Op. Dr. Alperen Korucu, bu durumun dirseğin dış kısmındaki kemik çıkıntıya bağlanan tendonların aşırı kullanımı ve zorlanması sonucu ortaya çıktığını belirtti.
Kimler Risk Altında?
Tenisçi dirseği yalnızca sporcuları değil, önkol kaslarını ve tendonlarını tekrar tekrar kullanan herkesi etkileyebiliyor. Tenis oynamak, daktilo yazmak, el aletleri kullanmak, resim yapmak veya müzik aletleri çalmak gibi aktiviteler tendonların aşırı kullanımına yol açabiliyor. Marangozlar, tesisatçılar, boyacılar ve kasaplar gibi meslek grupları da yüksek risk altında bulunuyor.
Belirtiler ve Risk Faktörleri
Hastalığın belirtileri arasında kavrama, bükme veya kaldırma içeren aktivitelerde ağrı, dirsek dışında hassasiyet ve şişlik yer alıyor. Kavrama güçsüzlüğü de yaygın semptomlar arasında. Önkol kaslarındaki zayıflık, uygun olmayan ekipman kullanımı, ısınma ve germe egzersizlerinin ihmal edilmesi risk faktörleri arasında sayılıyor. Tenisçi dirseği her yaştan insanı etkileyebilmesine rağmen, 30 ila 50 yaş arasındaki bireylerde daha sık görülüyor.
Tedavi ve Öneriler
Uzmanlar, tennisçi dirseği belirtileri gösteren kişilerin doğru teşhis ve tedavi planı için bir sağlık kuruluşuna başvurmasını öneriyor. Erken müdahale, kronikleşmeyi önlemek ve yaşam kalitesini korumak açısından büyük önem taşıyor. Korucu, fiziksel aktivitelere başlamadan önce ısınmamanın ve germe egzersizlerini ihmal etmenin tendon ve kas yaralanma riskini artırdığını vurguladı.



