13 Temmuz 2026 Pazartesi
Sağlık

Miyom Tedavisinde Yeni Dönem: Uzman Açıkladı, Ameliyat Kararı Öncesi Mutlaka Bu 4 Kriter İnceleniyor!

Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Doç. Dr. Semra Yüksel, miyom tedavisinde cerrahi müdahalenin artık ilk seçenek olmadığını açıkladı. Günümüz tıp dünyasında hastanın yaşı, şikayetleri ve doğurganlık planları gözetilerek kişiye özel tedavi protokolleri uygulanıyor. Rahim koruyucu, minimal invaziv yöntemler ön plana çıkarken gereksiz ameliyatların önüne geçiliyor.

Aden Haber1 görüntülenme
Miyom Tedavisinde Yeni Dönem: Uzman Açıkladı, Ameliyat Kararı Öncesi Mutlaka Bu 4 Kriter İnceleniyor!

Kadın sağlığının en sık karşılaşılan sorunlarından biri olan miyomlar hakkında önemli bir açıklama geldi. Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Doç. Dr. Semra Yüksel, her miyom vakasının mutlaka ameliyat gerektirmediğini vurgulayarak, günümüz tıbbında artık kişiye özel tedavi yaklaşımlarının benimsendiğini belirtti.

Miyomlar Kansere Dönüşmez

Doç. Dr. Semra Yüksel, miyomların rahmin kas tabakasından kaynaklanan iyi huylu tümörler olduğunu ifade etti. Üreme çağındaki kadınlarda oldukça sık görülen bu oluşumların büyük çoğunluğunun kansere dönüşmediğini aktaran Yüksel, "Çok sayıda miyoma sahip hastalarda bile kanser riski son derece düşüktür. Ancak menopoz sonrasında hızla büyüyen veya beklenmeyen bulgular veren kitlelerin dikkatle incelenmesi gerekir" dedi.

Her Miyom Tedavi Gerektirmiyor

Tedavi kararının artık yalnızca kitle varlığına göre değil, hastanın yaşı, şikayetleri ve çocuk sahibi olma planlarına göre belirlendiğini ifade eden Doç. Dr. Yüksel, şu bilgileri paylaştı: "Şikayet oluşturmayan, hızlı büyümeyen ve yaşam kalitesini etkilemeyen miyomlar düzenli takip ile izlenebilir. Ancak büyük boyutlu miyomlar yoğun adet kanamalarına yol açabilir; rahim iç duvarına yerleşenler ara kanamalara neden olabilir ya da gebeliği zorlaştırabilir."

Rahim Koruyucu Yaklaşımlar Ön Planda

Geçmişte miyom tedavisinde cerrahi müdahalenin daha sık tercih edildiğini hatırlatan Doç. Dr. Yüksel, günümüzde hastanın yaşı, çocuk sahibi olma isteği ve miyomun yerleşiminin birlikte değerlendirildiğini söyledi. Minimal invaziv cerrahi yöntemlerin öne çıktığını belirten Yüksel, "Laparoskopik cerrahi, v-NOTES ve histeroskopik yöntemleri uygun hastalarda tercih ediyoruz. Bu yöntemlerde daha küçük kesiler kullanılıyor ya da hiç kesi yapılmadan işlem gerçekleştirilebiliyor. Kapalı ameliyatlar çoğu vakada açık cerrahi kadar güvenli olup iyileşme süreci çok daha hızlıdır" diye konuştu.

Gebelik Öncesi Değerlendirme Önemli

Miyomların gebelik şansını etkileyebileceğini vurgulayan Doç. Dr. Yüksel, "Yerleşim yerine bağlı olarak bazı miyomlar gebelik şansını azaltabilir veya düşük riskini artırabilir. Ancak her miyom için aynı durum geçerli değildir. Rahim iç duvarına uzak yerleşimli miyomlarla gebelik mümkün olabilir. Eğer miyom çok büyükse ya da rahim iç duvarına baskı yapıyorsa gebelik öncesinde tedavi önerilebilmektedir" ifadelerini kullandı.

Menopoz Döneminde Dikkat

Menopoz sonrasında büyüyen miyomların dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini söyleyen Doç. Dr. Yüksel, "Miyomlar östrojen bağımlı oluşumlardır ve menopoz sonrasında çoğunlukla küçülme eğilimi gösterir. Bu dönemde büyüme gösteren kitlelerin mutlaka uzman tarafından değerlendirilmesi gerekir" dedi.

Tedavide Temel Hedef: Yaşam Kalitesini Korumak

Miyom tedavisinde güncel yaklaşımın kişiye özel planlama olduğunu aktaran Doç. Dr. Semra Yüksel, şu değerlendirmede bulundu: "Artık temel hedef yalnızca hastalığı tedavi etmek değil; kadının yaşam kalitesini, doğurganlığını ve günlük yaşamını koruyarak en uygun tedaviyi sunmaktır. Bu nedenle günümüzde soru 'Ameliyat gerekir mi?' değil, 'Bu hasta için en doğru ve en az girişimsel yöntem hangisidir?' olmalıdır."

İlgili Haberler