Mekke Savunma Anlaşması Atina'yı endişelendirdi: Türkiye'nin bölgesel yükselişi Yunanistan'ın planlarını tehdit ediyor
Yunan basını, Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nın Atina'nın Orta Doğu güvenlik mimarisini alt üst ettiğini yazdı. Anlaşmanın Yunanistan'ın iki temel korkusunu gerçeğe dönüştürebileceği değerlendiriliyor.

Yunanistan'ın önde gelen gazeteleri To Vima ve Kathimerini, Türkiye'nin Suudi Arabistan ve Pakistan ile imzaladığı Mekke Ortak Savunma Anlaşmasını manşetlerine taşıdı. Atina yönetiminin bölgedeki gelişmeleri yakından takip ettiği ve anlaşmanın Yunanistan açısından ciddi sonuçlar doğurabileceği belirtildi.
Tarafların stratejik avantajları öne çıkıyor
To Vima gazetesinde yer alan değerlendirmede, anlaşmayı önemli kılan unsurlardan birinin tarafların sahip olduğu stratejik avantajlar olduğuna dikkat çekildi. Suudi Arabistan'ın Körfez'in ekonomi ve enerji açısından en kritik ülkelerinden biri olduğu, Pakistan'ın ise düzenli bir ordu ve nükleer silahlara sahip bulunduğu ifade edildi.
Haberde ayrıca Türkiye'nin son yıllarda savunma sanayisinde kaydettiği büyük atılıma vurgu yapıldı. Üç ülkenin de ABD ile iyi ilişkiler içinde olduğuna işaret eden gazete, Türkiye'nin bu ittifakta yer almasının Orta Doğu'daki konumunu daha da güçlendirdiğini ve İran Körfezi'ndeki etkin aktörlerle ilişkilerinin derinliğini ortaya koyduğunu yazdı.
Türkiye bölgesel güce dönüşüyor
Analizde, bu gelişmenin Türkiye'nin kendisini bölgesel bir güce dönüştürme stratejisini de pekiştirdiği vurgulandı. Türkiye'nin artık yalnızca jeopolitik gelişmeleri takip eden değil, sınırlarından yüzlerce kilometre uzaktaki olayları şekillendirebilen bir aktör haline geldiği kaydedildi.
Atina'nın iki büyük endişesi
Kathimerini gazetesi ise anlaşmanın Atina'ya Orta Doğu'daki güvenlik mimarisinin temel prensiplerinin değiştiğini gösterdiğini aktardı. Yunanistan'ın temel kaygıları arasında Türkiye'nin bölgedeki konumunu güçlendirmesi ve Mısır'ın da anlaşmaya katılma ihtimali yer aldı.
Haberde, anlaşmanın bir anda ortaya çıkmadığı ve yaz aylarında Türkiye'nin bölgede attığı diplomatik adımların bir sonucu olduğunun altı çizildi. Ayrıca Türkiye'nin savunma sanayisi alanında Suudi Arabistan'la ortak üretime geçebileceği değerlendirmesi yapıldı.
IMEC koridoru tehlikede
Anlaşmanın Yunanistan açısından bir diğer dezavantajının ise Hindistan-Orta Doğu-Avrupa Ekonomik Koridoru (IMEC) planlarının iptal edilmesi olabileceği belirtildi. Yunanistan, bu koridor projesini Doğu Akdeniz'deki etkinliğini artırmanın aracı olarak görüyordu.
Gazetede ayrıca Türkiye'nin Batı ile açık diyalog kanalları ve dinamik bir savunma sanayisine sahip olmasının, Suudi Arabistan'ın büyük enerji rezervleri ile Müslüman dünyasındaki merkezi konumunun ve Pakistan'ın nükleer silaha sahip tek Müslüman ülke olmasının bu birliği rasyonel kıldığı vurgulandı.
Anlaşmanın kapsamı
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ve Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, 7 Ağustos'ta Mekke'de düzenlenen zirvede Ortak Savunma Anlaşması'na imza atmıştı. Anlaşma, herhangi bir ülkeyi hedef almayan, külfet paylaşımı ve ortak güvenlik anlayışı temelinde bölgesel ve küresel barış, istikrar ile refahın korunmasına yönelik taahhütleri güçlendirmeyi amaçlayan savunma odaklı bir işbirliği niteliği taşıyor.
Düzenleme, herhangi bir saldırganlık eylemine karşı kolektif caydırıcılığı güçlendirmeyi ve üç devletten herhangi birine yönelik silahlı bir saldırının tümüne yönelik saldırı sayılacağını öngörüyor. Taraflar ayrıca birbirlerinin güvenliğini destekleme taahhüdünde bulunurken savunma sanayisi işbirliği ile askeri birlikte çalışabilirliğin geliştirilmesi de hedefleniyor.
