Fenerbahçe otobüsüne silahlı saldırı: 11 yıl sonra 5 şüpheliye gözaltı
2015 yılında Fenerbahçe takım otobüsüne düzenlenen silahlı saldırıya ilişkin yürütülen yeniden soruşturma kapsamında 5 şüpheli gözaltına alındı. Adalet Bakanı Akın Gürlek, HTS ve baz istasyonu analizleri sonucu şüphelilerin yakalandığını duyurdu.

Türkiye'nin gündemini uzun süre meşgul eden ve faili meçhul dosyalar arasında yer alan Fenerbahçe takım otobüsüne yönelik silahlı saldırı soruşturmasında önemli bir gelişme yaşandı. Olayın üzerinden geçen 11 yılın ardından Trabzon Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında bu sabah 5 şüpheliye yönelik operasyon düzenlendi.
Yeni deliller ışığında hareket geçildi
Adalet Bakanı Akın Gürlek, Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı'nın gelişmiş teknolojik imkânlar ve güncel inceleme yöntemleriyle tüm delilleri yeniden değerlendirdiğini bildirdi. Yapılan HTS ve baz istasyonu analizleri sonucunda elde edilen yeni bulgular doğrultusunda şüphelilerin adreslerinde arama ve el koyma işlemleri başlatıldı.
Bakan Gürlek, sürecin tek amacının söz konusu menfur saldırının arkasındaki kişi ya da kişileri somut delillerle ortaya çıkarmak olduğunu vurgulayarak, "Hangi takıma, hangi sporcuya veya hangi taraftar grubuna yönelirse yönelsin, spor alanındaki şiddete karşı tavrımız nettir" ifadelerini kullandı.
Spor camiasının bekleyişi son bulabilir
Adalet Bakanı, Türk futbol camiasının ve milletin yıllardır cevabını beklediği soruların aydınlatılması için sürecin sonuna kadar takip edileceğini belirtti. Hiçbir kişi ya da topluluğun haksız yere töhmet altında bırakılmasına izin verilmeyeceği gibi, saldırının failinin de cezasız kalmaması için gerekenin yapılacağı mesajı verildi.
Olayın geçmişi
4 Nisan 2015'te Çaykur Rizespor maçının ardından Trabzon Havalimanı'na gitmekte olan Fenerbahçe kafilesi, Araklı yolunda saat 22.15 sıralarında kimliği belirsiz kişi veya kişilerin silahlı saldırısına uğramıştı. Olayla ilgili 7 Nisan 2015'te iki kişi gözaltına alınmış, ancak iddiaları reddeden şüpheliler adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı.
Yaklaşık 5,5 yıl süren soruşturma takipsizlik kararı ile sonuçlanmış, Anayasa Mahkemesi ise etkili soruşturma yürütülmediği gerekçesiyle yapılan başvuruda "yaşam hakkının ihlal edildiği" iddiasını kabul etmemişti. Gelen yoğun kamuoyu tepkilerinin ardından dosya, Adalet Bakanı Gürlek'in talimatıyla yeniden ele alınmıştı.

