ADENHABER
Gündem

Çiçek Pasajı'nın tarihi cephesi renkli tabelalara teslim oldu: 'Koruma yalnızca binayı yıkılmaktan korumak değildir'

İstanbul'un simge yapılarından Çiçek Pasajı'nın ön cephesine asılan renkli tabela ve afişler tartışma yarattı. Tarihçiler ve vatandaşlar, reklam görsellerinin 19. yüzyıl mimarisini kapattığını belirterek yetkililere çağrıda bulundu.

NTV8 Ağustos 2026 09:18Kaynak: NTV Gündem
Çiçek Pasajı'nın tarihi cephesi renkli tabelalara teslim oldu: 'Koruma yalnızca binayı yıkılmaktan korumak değildir'

İstanbul Beyoğlu'nun en bilinen yapılarından biri olan tarihi Çiçek Pasajı, son dönemde tartışmalara konu oldu. Pasajın ön cephesine açılan bir dondurmacı ve büfenin kullandığı renkli tabela, afiş ve panoların tarihi dokuyu örttüğü gerekçesiyle sosyal medyada yoğun eleştiriler gündeme geldi.

Tarihi cephe reklamlarla kuşatıldı

İstiklal Caddesi üzerinde yer alan 1876 yılına ait yapının girişinde faaliyet gösteren işletmelerin astığı büyük boyutlu ürün fotoğrafları ve reklam panoları, binanın seçmeci mimari üslubunu yansıtan sütun, kemer ve kabartmaların görünmesini engelliyor. Öte yandan işletmelerin vitrin kısmındaki bazı dolapların da bina dışına taşarak tarihi yapıya zarar veren bir görüntü oluşturduğu bildirildi.

Vatandaşlar isyan etti

Cadde üzerinde yürüyen vatandaşlar, tarihi yapılara yönelik bu tür uygulamalara karşı olduklarını dile getirdi. Yusuf Daşdemir, "Tarihi yapılarımızın korunması için ben kişisel olarak bu tür uygulamalara karşıyım" ifadesini kullanarak, reklamlardaki renklerin doğal güzellikleri ve tarihi mimari estetiği kapattığını söyledi.

Serdilan Berta ise pasajın mevcut durumunun üzücü olduğunu belirterek, "Çiçek Pasajı'nın dış mimarisindeki reklamların İstiklal hikâyelerine uygun olmadığını düşünüyorum" dedi. Bir başka vatandaş Vural Bıyık da benzer sorunların yalnızca Çiçek Pasajı'nda değil, caddedeki diğer tarihi yapılarda da yaşandığını anlattı.

Tarihçiden sert uyarı: 'Tabelalar kaldırılmalı'

Tarihçi İlknur Bektaş, konuya ilişkin yaptığı değerlendirmede ürün fotoğraflarının tarihi cepheleri kuşatmasına kesinlikle izin verilmemesi gerektiğini vurguladı. "Tabelalar kaldırılmalıdır, vitrinler sadeleşmelidir" diyen Bektaş, sütunların, kabartmaların ve taş oymaların cephenin bütünüyle görünür kalmasının temel bir kural olduğunu hatırlattı.

Bektaş, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Yapının oranları, kemerleri, sütunları, malzemesi, bezemeleri cephesindeki mimari ritmin korunması gerekiyor. Koruma yalnızca binayı yıkılmaktan korumak değildir. Burada asıl sorun, büyük ürün reklamlarıyla cephenin önüne geçilmesidir. Çiçek Pasajı'nın o güzel estetik yapısını yakalayamıyoruz; bir sürü markanın teşhir algısıyla karşılaşıyoruz. Kent kendinden uzaklaşıyor."

Bir zamanlar çiçekçilerin merkeziydi

1876 yılında inşa edilen Çiçek Pasajı, ilk dönemlerinde Beyoğlu'ndaki çiçekçilerin toplanma noktası olarak kullanılıyordu. Zamanla Çiçek Pasajı adıyla anılmaya başlayan yapı, 1950'lerin sonunda meyhane kültürünün merkezi haline geldi. Üç katlı taş binanın ön yüzündeki gösterişli cephe mimarisi, süslemeler ve hareketli düzenlemesiyle 19. yüzyıl seçmeciliğinin tipik örneklerinden biri olarak tarihe geçti.

Türk edebiyatının önemli isimlerinden Yahya Kemal, Faruk Nafiz Çamlıbel, Ercüment Ekrem Talu, Eşref Şefik, Edip Cansever, Tarık Buğra ve Sait Faik'in sıkça uğradığı bilinen pasaj, bugün geleneksel mimari kimliğini koruma mücadelesi veriyor.

İLGİLİ HABERLER