PiyasalarDOLAR$EUROSTERLİN£
ADENHABER
Teknoloji

Bilim insanları peynirden ürettikleri süngerle elektronik atıklardan altın toplamaya başardı

Peynir üretiminde ortaya çıkan yan ürünlerden geliştirilen özel bir sünger, elektronik atıklardaki değerli altın parçacıklarını başarıyla yakalıyor. Çevre dostu yöntem, altın geri dönüşümünde yeni bir sayfa açabilir.

Sözcü Spor9 Eylül 2026 14:14Kaynak: Sözcü Spor
Bilim insanları peynirden ürettikleri süngerle elektronik atıklardan altın toplamaya başardı

Sürdürülebilir bilim alanında dikkat çekici bir gelişme yaşandı. Araştırmacılar, peynir üretiminden arta kalan proteinlerden elde ettikleri özel bir sünger yapısı sayesinde elektronik atıklardan altın parçacıklarını toplamayı başardı.

Peynir Yan Ürünlerinden Altın Yakalayan Malzeme

Bilim insanları, süt endüstrisinin büyük miktarda atık oluşturan peynir altı suyu (whey) proteinlerini değerlendirerek gözenekli bir sünger malzeme geliştirdi. Bu malzeme, atık sulardaki ve elektronik çöplerin içindeki mikro ölçekli altın parçacıklarını yüzeyine çekerek hapsedebiliyor.

Geliştirilen sünger, özellikle eski telefon, bilgisayar ve devre kartlarından elde edilen altını geri kazanmak için umut vadediyor. Geleneksel yöntemlere kıyasla çok daha düşük maliyetli ve çevreye zarar vermeyen bir alternatif sunuyor.

Çevresel ve Ekonomik Açıdan Çift Kazanç

Uzmanlar, bu yöntemin hem süt endüstrisinin atık sorununa çözüm ürettiğini hem de değerli metallerin geri dönüşümünü hızlandırdığını belirtiyor. Peynirden üretilen sünger, altın iyonlarını seçici olarak yakalama özelliğiyle öne çıkıyor.

Elektronik atık yığınlarının hızla büyüdüğü günümüzde, bu tür yenilikçi geri dönüşüm teknikleri büyük önem taşıyor. Araştırma ekibi, yöntemin endüstriyel ölçekte uygulanabilirliğini test etmeye devam ediyor.

Altın Geri Dönüşümünde Yeni Bir Dönem

Bilim dünyasında ses getiren çalışma, gıda atıklarının yüksek teknoloji malzemelere dönüştürülebileceğini bir kez daha kanıtladı. Peynir proteinlerinden elde edilen bu sünger, gelecekte altın madenciliğinin çevresel etkilerini azaltmaya yönelik önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.

İLGİLİ HABERLER