ADENHABER
Dünya

BAE basını 'Mekke Anlaşması'nın perde arkasını yazdı: Üç ülkenin masaya koyduğu güçler ve Türkiye'ye açılan kapı

Birleşik Arap Emirlikleri merkezli Voice of Emirates, Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanan Mekke Savunma Anlaşması'nın detaylarını masaya yatırdı. Analizde, üç ülkenin farklı alanlardaki katkılarına dikkat çekilerek anlaşmanın Türkiye için savunma sanayisi ve ekonomik işbirliği açısından yeni fırsatlar doğurabileceği vurgulandı.

Milliyet Gündem9 Ağustos 2026 04:53Kaynak: Milliyet Gündem
BAE basını 'Mekke Anlaşması'nın perde arkasını yazdı: Üç ülkenin masaya koyduğu güçler ve Türkiye'ye açılan kapı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ve Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif tarafından Cuma günü Mekke'de imzalanan Mekke Savunma Anlaşması, uluslararası basının gündeminden düşmüyor. Birleşik Arap Emirlikleri merkezli Voice of Emirates, üç ülke arasındaki bu tarihi anlaşmanın "perde arkasını" kapsamlı bir analizle okurlarına duyurdu.

Üç Ülkenin Masaya Koyduğu Güçler

Analizde, anlaşmanın taraflarının birbirinden farklı ancak birbirini tamamlayan özelliklerle masaya oturduğu belirtildi. Buna göre Pakistan, nükleer kapasitesi, geniş askeri yapılanması ve uzun yıllara dayanan savaş tecrübesiyle öne çıkıyor. Türkiye ise NATO üyeliği, büyük ordusu, gelişmiş savunma sanayisi ve sınır ötesi operasyon kabiliyeti ile anlaşmanın en önemli aktörlerinden biri olarak konumlanıyor.

Suudi Arabistan'ın ise bu üçlüye ağırlıklı olarak ekonomik ve finansal gücüyle katkı sunduğu değerlendirildi. Bu nedenle anlaşmanın, üç ülke arasında eşit askeri kapasiteye dayalı klasik bir savunma ittifakı olarak ele alınmaması gerektiği kaydedildi.

Anlaşmanın İlk Askeri Uygulaması Pakistan'dan

Voice of Emirates, anlaşmanın ilk somut askeri adımının Pakistan tarafından atıldığını ortaya koydu. İran'ın Mart 2026'da Suudi Arabistan'a yönelik gerçekleştirdiği saldırıların ardından Suudi Savunma Bakanı Prens Halid bin Selman ile Pakistan Genelkurmay Başkanı Asım Münir'in bir araya gelerek konuyu karşılıklı savunma anlaşması çerçevesinde ele aldığı aktarıldı. Bu gelişmenin, tarafların pratikteki işbirliği modeline ışık tutan önemli bir örnek teşkil ettiği vurgulandı.

Türkiye İçin Yeni Fırsatlar Kapıda

Analizde, NATO üyesi Türkiye'nin sahip olduğu askeri güç ve ileri düzey savunma sanayisi alt yapısının anlaşma sonrası daha da önemli hale geleceğine dikkat çekildi. Suudi Arabistan'ın Türkiye için önemli bir savunma sanayisi pazarı, yatırım ve sermaye kaynağı, enerji ortağı ve Körfez bölgesinde ekonomik-siyasi bir ortak olduğu belirtildi.

Atlantic Council uzmanı Rich Outzen'ın değerlendirmelerine de yer verilen analizde, Suudi Arabistan'ın anlaşmaya dahil olmasının Türk savunma sanayisi için yeni ticari fırsatlar yaratabileceği, savunma işbirliğinin ticaret, enerji ve iş dünyası arasındaki bağları güçlendirebileceği ifade edildi.

"Türkiye ve Pakistan Masaya Daha Büyük Askeri Ağırlık Koyuyor"

Analizde dikkat çeken bir diğer tespit ise şu ifadelerle aktarıldı: "Türkiye ve Pakistan masaya daha büyük askeri ağırlık koyuyor. Suudi Arabistan ise bu ağırlığı kendi güvenliğine bağlayabilecek unsurları sağlıyor: Para, yatırım, enerji, sözleşmeler, pazarlar ve ekonomik nüfuz."

Bu değerlendirmeler, Türkiye'nin bölgesel güvenlik mimarisindeki ağırlığının giderek arttığını ve üçlü işbirliğinin Ankara'ya çok yönlü kazanımlar sunabileceğini gözler önüne serdi.

İLGİLİ HABERLER