ADENHABER
Dünya

ABD ve İsrail istihbaratı yeni İran Lideri'nin peşinde: 150 gündür iz bulunamıyor

ABD ve İsrail istihbarat kuruluşları, yaklaşık beş aydır İran'ın yeni Dini Lideri Mücteba Hamaney'in nerede olduğunu tespit etmeye çalışıyor ancak elektronik takip ve siber yöntemler tamamen sonuçsuz kalıyor. Yetkililer, liderin derin yeraltı sığınaklarında saklandığını ve iletişim cihazlarını tamamen kapattığını değerlendiriyor.

Milliyet Gündem10 Ağustos 2026 03:49Kaynak: Milliyet Gündem
ABD ve İsrail istihbaratı yeni İran Lideri'nin peşinde: 150 gündür iz bulunamıyor

ABD ve İsrail'in İran'a yönelik 28 Şubat'ta başlattığı saldırıların ilk dalgalarında eski İran Dini Lideri Ali Hamaney'in resmi konutu hedef alınmış, 86 yaşındaki lider kızı, damadı, torunu ve geliniyle birlikte hayatını kaybetmişti. Hamaney'in ölümünün ardından Uzmanlar Meclisi hızla toplanarak 8 Mart 2026'da yeni Dini Lider olarak hayatını kaybeden Ali Hamaney'in oğlu 57 yaşındaki Mücteba Hamaney'i seçtiğini duyurdu.

Mücteba Hamaney'den derin sessizlik

Savaşın başladığı günden bu yana büyük bir sessizliğe bürünen Mücteba Hamaney, kamuoyuna yönelik ilk görüntüsünü 9 Ağustos Pazar günü İran medyası aracılığıyla paylaştı. Yaklaşık 13 saniyelik videoda Hamaney, dini eğitim verdiği tahmin edilen bir ortamda öğrencileriyle birlikte görüldü. Ancak görüntülerin nerede ve ne zaman çekildiğine ilişkin herhangi bir bilgi paylaşılmadı.

İstihbarat birimleri çaresiz

The Times gazetesinin ulaştığı kaynaklara göre ABD ve İsrail istihbaratı, İran'ın yeni Dini Lideri'nin yerini tespit edebilmek için yürüttüğü çalışmalarda şimdiye kadar hiçbir somut sonuç elde edemedi. Edinilen bilgilere göre Mücteba Hamaney, elektronik takibe takılmamak amacıyla yaklaşık 150 gündür şahsi telefonunu ve bilgisayarını kullanmadı. Uydu görüntüleriyle yerinin tespit edilmesini önlemek için de derin bir yeraltı sığınağında bulunduğu tahmin ediliyor.

Önceki dönemde basında yer alan İranlı kaynaklara dayandırılan iddialara göre Mücteba Hamaney, 28 Şubat'taki saldırılarda yüzünden ve bacaklarından ağır yaralar almıştı. İyileşme sürecinde olan liderin, üst düzey yetkililerle yapılan toplantılara sesli konferans yoluyla katıldığı ve Washington ile yürütülen müzakereler dahil kritik konularda karar alma süreçlerinde aktif rol aldığı belirtilmişti.

Siber yöntemler yetersiz kaldı

Ali Hamaney döneminde ABD ve İsrail istihbaratı, Dini Lider ve çevresindeki isimleri takip edebilmek amacıyla Tahran'daki trafik kameralarını hacklemek de dahil çok sayıda siber yönteme başvurmuştu. Bu yöntemler 28 Şubat sabahı düzenlenen suikast saldırılarında kritik bir rol oynayarak İran yönetimindeki birçok önemli ismin hedef alınmasını sağladı. Ancak tüm bu teknolojik altyapıya rağmen tespit edilemeyen tek kişi Mücteba Hamaney oldu.

Saha istihbaratına dönüş

Bazı istihbarat kaynakları, Mücteba Hamaney'in uzun süredir hiçbir görüntü vermemesi nedeniyle hayatını kaybetmiş olabileceğini, İran Devrim Muhafızları Ordusu'nun ABD ile yaşanan çatışmayı meşrulaştırmak amacıyla bu durumu gizleyerek lideri hayatta gibi sunduğunu değerlendiriyor. Bu ihtimal üzerinde duran yetkililer, Oğul Hamaney'in Tahran'daki yer altı tünellerinde veya İran rejimi için sembolik önemi bulunan Kum şehri yakınlarındaki sığınaklarda bulunuyor olabileceğini düşünüyor.

Elektronik takip yöntemlerinin yetersiz kalması üzerine ABD ve İsrail, en etkili yöntemin İran içindeki istihbarat hücreleri olduğuna karar verdi. 12 Gün Savaşı ve 28 Şubat çatışmalarında İran'daki ajan ağını etkin şekilde kullanan MOSSAD'ın, tüm dikkatini iki kritik soruya yoğunlaştırdığı bildirildi: Mücteba Hamaney nerede ve durumu ne?

Kurye ağı iddiası

Yetkililer, Mücteba Hamaney'in iletişim cihazlarını tamamen devre dışı bırakması nedeniyle haberleşmede muhtemelen kurye ağını kullandığını değerlendiriyor. Bu durum, klasik anlamda saha istihbaratının dijital çağda ne kadar zorlu bir görev haline geldiğini gözler önüne seriyor. ABD ve İsrail'in İran'daki ajan ağı, yeni Dini Lider'in izini sürmek için yoğun bir şekilde çalışmalarını sürdürüyor.

İLGİLİ HABERLER